|
ÖNSÖZ
Bu kitabı neden kaleme
aldım? Bir yazar olmak iddiasında değilim. Ancak ben,
sanayi kurmaya başladığım zamandan beri geçirdiğim
tecrübelerin birçok yönlerini kaleme almaya niyetlenmiştim.
Büyük
bir uluslararası sanayi müessesesiyle uzun müddet
çok sıkı bir işbirliği içinde bulundum. 1954 yılından
beri Türkiye'de yatırım yapmaları için telkinde bulunmak
suretiyle ülkemize gelmelerini sağlamıştım. Kurulan
müessese, başta çok küçük olmakla beraber, kısa zamanda
kimya gibi 1950’li yıllarda bakir denebilecek bir
alanda gelişti ve hatta özel sektör kimya
sanayiinin öncüleri arasında yer aldı.
Ben sadece
kendi müessesesini yürüten bir sanayici olmadım. Oldukça
kıt sermaye kaynaklarıyla Türkiye’nin o yıllardaki
zor ekonomik konjonktüründe yeni gelişecek bir alanda
sanayi kurmanın türlü türlü zorluklarıyla boğuşurken,
faaliyetimi müessesemin dışına taşırarak birçok kuruluşlarda
da görevler yüklendim. Benim görüşüme göre hakiki
sanayici, kendi faaliyet alanının gelişmesi için müesssesinin
dışında uğraşı vermelidir.
Sanayi
müesseseleri geleceğin önemli bir parçasını oluştururlar.
Bunlar gelecek nesillere teslim edilecek değerli mirasa
dahil olduklarına göre kurucuların onlara verebilecekleri
mesajları olmalıdır. Bunca tecrübenin genç nesillere
iletilmesinde fayda olabileceği görüşünü herzaman
taşıdım. Bu düşüncelerle bu kitabı yazmaya koyuldum.
Şüphesiz
kitapta kendimden bahsetmeliydim, ancak bunu kabil
olduğu kadar kısa tuttum. Ben daha ziyade Türk sanayiinin
kuruluşu esnasındaki problemleri, sorunları ele alırken
hakkında çok mürekkep dökülmüş yabancı sermaye gibi
mes’elelerin yanında sanayinin genel bazı güncel sorunlarına
da değindim. Bu arada fırsat düştükçe uluslararası
firmaların kendilerine has düşünce tarzlarına da değindim.
40 yıllık
bir çalışmada sanayide bazı konularda öncülük etmiş
olmak önemli sayılabilecek bir olgudur. Nasıl bir
öncülük? Faaliyet alanı itibarıyla, Türk sanayiinin
dört duvar arasında korunduğu bir zamanda kaliteye,
araştırma geliştirmeye verilen önem yönünden, modem
yönetim metodlarının tatbiki için verilen uğraşılar,
müessesenin kurumlaşmasını
düşünerek sarfedilen gayretler ve nihayet şirkette
çalışan insanlara modem sanayi görüşlerinin aşılanması
için gösterilmiş olan itina bir müesseseye öncü vasfını
vermeye yeterli sayılabilir kanısındayım.
Kitapta
herhangi bir polemiğe yer vermemek için isim kullanmaktan
sarfınazar ettim. Pek az yabancı kişi isimleriyle
geçmektedir. Bu suretle de okuyucuyu, isimleri hafızasında
tutmak zahmetinden de kurtarmış olduğuma inanıyorum.
|