|
YİRMİBEŞ
YILLIK MESAİ
1975 yılında
ben Henkel müessesesinde mesaimin yirmibeş yılını
doldurmuş oluyordum. Almanya’da yirmi beşinci çalışma
yılı ve kişilerin ellinci ile altmışıncı doğum yılları
muhakkak özel şekilde kutlanır. Dr. Konrad Henkel’in
1974 yılı kasımında, evinde olduğumuz bir
gece bana aniden “senin gelecek sene jübilen var,”
dedi. Birden şaşırmıştım. “Evet” diye cevap verince
“bu önemli olay vesilesiyle karımla İstanbula geleceğiz”
demişti. Bu husus orada bulunan Henkel yöneticileri
tarafından hemen duyuluvermişti. Bana: “Ee
hazırlan bakalım onları karşılamaya” diye gülmeye
başladılar. Bu münasebetleri bilmeyenler için o durumu
kavramak belki zordur, ancak o anda ben dahi bunun
zorluklarını idrak edememiştim. Hele Gabrielle Henkel
gibi bir meşhuru ağarlamak cidden kolay değilmiş. Jübileye geçmeden şunu ilave edeyim ki Gabrielle Henkel,
yalnız Almanya’nın değil, bütün dünya sanatkarlarıyla
temasta olan bir kişidir. Amerika Birleşik Devletlerinde
Henkel’in fabrikalarından başka New York’taki en güzide
caddesi olan Fifth Avenue’de Bayan Henkel’in enternasyonal ilişkileriyle de uğraşan
bir özel büro mevcuttur. İlk defa Amerika’ya Amchem
firmasının Philadelphia’daki bir kongresine iştirak
etmek üzere eşimle beraber gittiğimizde kongreden
sonra NewYork’a gelince otelde bu büronun yöneticisinin bir mektubuyla bir buket çiçek ve bir meyve
sepetiyle ayrıca “Bronx” semtinde hafta sonu için
bir yemek davetiyle karşılaşmıştık.
Gabrielle
Henkel evinde her yıl yapılan genel müdürler toplantılarında
o yılın en önemli olayıyla ilgili bir özel dekor hazırlatırdı.
Örneğin insanoğlunun ilk aya gidiş yılında sanki aydaymışız
gibi görkemli bir dekorla koca duvara yansıtılan bir
astronot grubu, canlıymış intibaını veriyordu. Fevkalade
kültürlü olan bu kadının kolay bir karaktere sahip
olmadığı da bilinirdi.
İstanbul’daki
jübilem epey hazırlıklara vesile oldu. Konrad Henkel
ve eşinin gelişinden iki ay evvel Düsseldorf Henkel’le
devamlı bir teleks ve telefon görüşmeleri başlamıştı.
Bir genel müdürle devamlı temas halindeydim. Arada
oraya gidişimde de özel bir görüşme yapıldı. Bu yetmiyormuş
gibi zamanın İstanbul Başkonsolosu da devreye giriverdi.
Bu meşhur çifti karşılamak için yardımcı olmak istiyorlardı.
Bu sayede o zamanlar hava trafiğine göre pek küçük
gelen Yeşilköy hava alanının misafir salonunu özel
izinle açtırabilmiştik. Başkonsolos da karşılamaya
gelmişti. Meseleyi sonradan anlamıştık. Meğer Henkel’lerden
ve özellikle Gabrielle Henkel’den Alman Lisesi için
yardım isteyeceklermiş...
Henkel’lerin
gelişinden birkaç gün evvel Düsseldorf’la karşılıklı
telefonlar daha da sıklaştı: Gabrielle Henkel’in midesinin
rahatsızlığının menüleri yaparken nazarı itibare alınması,
karşılanmaları, jübilenin kutlanacağı günkü program,
davetliler ve herşey bir problem olmuş gibiydi. Uçak
vaktinde geldi. Yeşilköy’ de hava alanında alman başkonsolosu Effenberg’lebuluştuk.
Misafirleri, hava alanı müdürü olduğu halde karşıladık
ve özel salona alındılar, bu suretle kalabalığa karışmalarını
önlemiştik. Karşılama merasiminden sonra ben onları
arabama alıp Hilton’a doğru yöneldik.
Kendilerine İstanbul’un kısa bir tarihçesini yaparak
sonraları program hakkında gerekli bilgileri verdim.
O gece sayın Eczacıbaşı bizleri yemeğe davet etmişti.
Gabrielle Henkel çok yorgun olduğunu ima etti. Güçlükler
başlıyordu, ancak ben gelmeye gayret
etmesinin gerekli olduğunda ısrar edince fazla mukavemet
göstermedi.
Sayın
Eczacıbaşından gece yarısı çıktığımızda o gecenin
ona binbir gece masalları gibi geldiğini ifadeden
kendini alamadı. Meslek hayatımda benim şerefime tertip
edilmiş birkaç merasim hafızamdan hiçbir vakit silinmeyecektir.
Her insan kendine verilen değere karşı hassastır,
duyarlıdır. Henkel-Düsseldorf firmasının bu hususta
gösterdiği dikkat unutulur gibi değildir. Yirmibeş
yıl jübilesi 30 Mayıs 1975 cuma günü akşamı Abdullah
Lokantasında kutlanmıştı.
O gün apaçık, tatlı bir ilkbahar havası vardı. Bu
itibarla yemek öncesi kokteyl o nefis bahçede yapılabilmişti.
Misafirlerin hepsi gelmiş, seçkin bir kalabalık karşısında
kokteylde aranan samimi hava teneffüs ettikten sonra
yemek salonuna
geçildi. Önce konuşmalar birbirlerini takip etti.
Dr. Henkel’in, jübilesi kutlananın hayat hikayesini
içeren o klasik konuşmasından sonra sıra benim konuşmama
geldi. Bu konuşmamı burada verişimin yegane sebebi
onun birçok temel düşüncelerimi içermesinden
ileri geliyor.
|