Boyex - Türkiye'nin ilk ve en kapsamlı boya portalı
Merhaba Sayın ziyaretçimiz. Üye olmak için tıklayın
Üye girişi için tıklayın
anasayfa arama bize ulaşın yardım site haritası
anasayfa
e-pazar
hammadde
boya
katalog
SEKTÖREL
  haber BGK forum etkinlik ek bilgi teknik destek insan kaynakları İMKBoya  
boyex anasayfa > sektörel > bgk > üye yazıları > türk sanayiinde kırk zorlu yıl > zor yıllar
arama
Google

Boyex içinde ara
interneti ara
ipucu
Organik pigmentlerin üretimdeki hacmi düşük olmasına rağmen, pahalı olmasından dolayı maliyeti yüksektir
 

 

   
 
Türk Sanayiinde Kırk Zorlu Yıl
ALBER BİLEN

 

ZOR YILLAR

Yıl 1938. Galatasaray Lisesinin onbirinci sınıfında Fen veya Edebiyat kolları seçimi kapımızda. Ancak 1938 yıhnda Büyük Ata’nın hastalığı Türk milletinin en çok konuşulan konusu olmuştu. Hükümet tarafından verilen Atatürk’ün sağlık bültenleri gazetelerde çıkınca işin vahameti anlaşılmıştı. 10 Kasım gününü bugünmüş gibi hatırlıyorum. Fransız edebiyatı hocası öğle vakti yemeğe giderken kapıya giden yolda bana bayrağın yarıya indiğini gösterince dona kalmıştım, ortalığı bir sessizlik kaplamıştı. Herkes en yakınını kaybetmiş olmanın üzüntüsü içindeydi. Evleri bir matem havası sarmıştı. Haberi takip eden günlerde Galatasaray Lisesindeki fransız hocalar bizler kadar teessür içinde görünüyorlardı. Dolmabahçe’ye koşuşan halk, o muhteşem cenaze merasimi, o ağlaşan milletin teessürü bilmem hiçbir Devlet adamına nasip olmuşmudur? O yıllar geçti fakat hatırası benim gibi o zamanları yaşayan kimselerin hafızasından silinmedi.

Galatasaray’ın onbirinci sınıfında hayatta seçeceğimiz yol hepimizin sorunuydu. Ailevi durumumuz gittikçe kötüye gitmişti. Ağabeyim bana edebiyat zevkini aşılamıştı. Müziğe düşkünlüğüm nispeten eskiydi. Galatasaray Lisesinde daha 1935 yılında akşam keman kursuna yazılmıştım. Annemin zengin bir ahbabı keman derslerine devam etmek istemeyen Oğlunun kemanını bana hediye etmişti. Ben de bu fırsatı kullanarak o zaman tanınmış rahmetli Seyfettin ve Sezai Asal kardeşlerin, Galatasaray Lisesinde verdikleri enstruman kurslarında öğrenciydim. Müteveffa Seyfettin Asal iyi bir müzisyendi. Ancak bu derslerde öğrencilerle ayrı ayrı meşgul olacak vakti yoktu. İlk sene ortaokulda keman çalmak biraz zoraki olmuyor değildi, Benim gibi doğuştan kabiliyeti olmayan kişilerde ilk sene yaydan çıkan gıcırtılar sade dinleyenleri değil, çalanları da rahatsız eder. Önceleri bırakmayı izzetinefsime yakıştıramadığım için keman derslerine devam ettim.

Keman zor ve nankör bir enstrüman. İnsan bir gün çalmasa farkını anlar. Ancak keman ilerde benim yakın bir yoldaşım olmaya namzetti.

O zamanlarda önemli olan konu meslek seçimiydi. Bu seçimlerde insanın hayatında tesadüflerin ne derece rol oynayabildiğine hayret etmemek mümkün değil. Babam iki yıl evvel, yani 1936 yılında, sigortacılık mesleğiyle hiç ilgisi olmayan bir sabun atölyesinin satışa çıkarıldığını gazetede okuduğu bir ilanda öğrenmişti. Bir Avusturyalı’ya ait olan bu atölyeyi tasarruflarıyla ucuza satın almıştı. O zaman da üretimini Avusturyalı’dan öğrendiği sabunların kalitesini daha da iyiye götürmek için olacak, sabunculuk hakkında bir sürü kitabı eve getirmişti. O koca kitapları okumaya çalışırken kimyevi reaksiyonlara ait formülleri okumakta güçlük çekiyordu. Kimya formülleri onun anlayabileceği şeyler değildi. Ona yardım ederken okuduklarım ve atölyeye gittiğimde gördüğüm sabun imalatı beni Kimya alanına itmişti. Farkında olmadan her geçen gün kimyaya yakınlığım artıyordu. Aslında beni esas çeken yol sanattı, zira ona düşkünlüğüm fazlaydı. Ne yazık ki babamın hüsranla sona eren fabrikatörlüğü ve nispeten genç bir yaşta işsiz kalmış olması bana da işsiz ve beş parasız kalma korkusunu aşılamıştı. Bu yüzden de Lisenin Fen koluna girmeye karar verdim.


 

hakkımızda | sss | üyelik şartları | güvenilirlik ve gizlilik | site haritası | kullanım koşulları | bize ulaşın | arama
Bu sayfalar en iyi 800x600 ekran çözünürlüğü ve high-color renk ayarı ile izlenebilir.
Internet Explorer 5+ ve üstü kullanmanızı tavsiye ederiz.
copyright 2001 Boyex | produced by vizayn web design