Boyex - Türkiye'nin ilk ve en kapsamlı boya portalı
Merhaba Sayın ziyaretçimiz. Üye olmak için tıklayın
Üye girişi için tıklayın
anasayfa arama bize ulaşın yardım site haritası
anasayfa
e-pazar
hammadde
boya
katalog
SEKTÖREL
  haber BGK forum etkinlik ek bilgi teknik destek insan kaynakları İMKBoya  
boyex anasayfa > sektörel > bgk > üye yazıları > türk sanayiinde kırk zorlu yıl > kimya alanı
arama
Google

Boyex içinde ara
interneti ara
ipucu
Bağlayıcılar boyaya bütünleşme, sürülme ve yapışma özelliklerini katar
 

 

   
 
Türk Sanayiinde Kırk Zorlu Yıl
ALBER BİLEN

 

KİMYA ALANI

 

Ben üniversiteyi bitirince meslek seçiminin kavşağına gelmiştim. Sorumluluklarım vardı. Ağabeyim büyük özverilerle ailenin dayanağı olmuştu,, Harp yılları ailemiz için çok büyük mali sorunlar getirmişti. Ağabeyim geceyi gündüze katmış ailenin yaşantısını temin etmişti. Ona manevi borcum vardı. Kısa zamanda bir işe girmeliydim. Kimya tahsili çok çalışmayı icap ettirmişti. Laboratuar çalışmalarının devamlılığı başka bir iş yapmama izin vermemişti. Ancak özel ders vermekle aileme yardım edebiliyor ve cep harçlığımı temin ediyordum. Fakültede gün olurdu yemeğe vakit bulamazdık. Laboratuar Yerebatan’da, diğer bazı derslerse Beyazıt’taydı Bunca zorluğa rağmen kulağımıza gelen fakat evde sözünü bile etmemeye çalıştığım husus, Kimya Mühendislerinin dışarıda Üniversiteyi bitirdikten sonra iş bulmakta çektikleri zorluklardı. İçimde bir endişe de yok değildi. Bu, Kimya Enstitüsünde günün konusuydu. Filan kişi iş aradı, aradı bir şey bulamayınca da bir yere katip olarak girdi demiyorlar mıydı, soğuk terler döküyordum.

Esasında bizim o zamanlar Kimya Mühendisliğin’e girmemiz bir cesaret işi sayılabilirdi. Türkiye’de Kimya sanayi çok sınırlı branşlarda mevcuttu. Tekstil ve deri fabrikaları ile kamu sektörü sayılan Sümerbank’ın tekstil fabrikaları, Gemlik suni ipek fabrikası ve Makine Kimya Kurumu kimya mühendisi istihdam eden sanayi müesseselerdi. Aslında Tekstil kimyası da okutulmuyordu,. Deri sanayiine gelince, ailelerin içinde kalmış daha çok pratikten yetişmiş kurucular veya onların akrabaları tarafından işletilen. tabakhanelerden teşekkül ediyordu. Hıfzıssıha. Enstitüieri, özel tahlil laboratuarları, kauçuk gibi sanayilerin laboratuarlan da istihdam şanslanmızdı. Yanılmıyorsam o tarihlerde Türkiye Kimya Derneği, “kimya alanında neler yapılabilir?” konulu bir anket tertip etmişti. Ben de hem kimyagerlere istihdam alanları yaratmak, hem de kimya sanayiine bir hareket ve gelişme getirir düşüncesiyle Devletin büyük araştırma geliştirme laboratuarları açmasını önermiştim. Bu laboratuarlarda ülkede mevcut ham maddelerin üzerinde araştırmalar yapıp bunların tatbikata irıtikaliyle Kimya sanayiinin gelişebileceğini düşünmüştüm. Bu cevabımı itina ile hazırlamış ve büyük ümitlerle postalamıştım. Yazımı. bir hizmet sağlayacağı kanısındaydım. Aradan kırkaltı sene geçti. Düşündükçe Türk Kimya Sanayiinde araştırma-geliştirmenin önemine olan inancıma şaşıyorum. Teklifim o zamanlar için çok iddialı sayılabilirdi, ancak ülke için büyük bir önem taşıyan kimya sanayiine ve teknolojisinin gelişmesine bir temel oluşturamazmıydı?

Ben kimya sanayiinde kalıp çalışmaya, mesleğimi asla elden bırakmamaya kararlıydım. İcabında özel ders vererek iş buluncaya kadar oyalanabilirdim. Üniversite bitmek üzereydi. Aslında Fakülteyi çabuk bitirdim sayılmaz. İlk seneki kaybın. zararı büyük oldu, çünkü Kimya Enstitüsünün laboratuarlarındaki yerler sınırlıydı. 1942 yılında ikinci sınıfa geçince laboratuarda yerler boşalmadığı için bir sömestr beklemek mecburiyetinde kaldık Harp yıllarında kimya okumanın cefasını çekmedik te değil. Cam malzeme enstitüde kafi değildi. Bunu bizim tamamlamamız gerekti. ÖzeI dersler vermekle kazandığım paraların bir kısmı cam malzemeye ve kimyevi maddelere gidiyordu. Ancak Fritz Arndt ve Ali Rıza Berkem gibi hocalarla kimyaya olan bağlarım çok kuvvetliydi.

Şüphesiz üniversite hocası okul hocasından farklıdır. Üniversite hocası bir fikir adamı niteliğini taşır. O, eserleri olan bir mütefekkirdir. Çağı değerlendirecek bir ilim adamıdır. Bu bapta Profesör Dember de fizikte bir alimdi Bu tür hocalarla çağın önemli konularını konuşabilirdiniz. Zira o çaptaki hocalar devamlı okurlar ve ihtisas dallarının da dışına çıkarlar.

Zaten bugünkü anlayışla ihtisas branşında, kapanmış bir kimsenin kültürü de sınırlıdır. Kültürlü insan ihtisas çemberini yırtıp onun felsefesine inen kimsedir. Dr. Ali Rıza Berkem coşkusunu kaybetmedi. Onu hep yarına yönelik işlerin başında gördüm. Cemiyete katkıda bulunan kimselerin bu tür kültürlü kişiler olduğuna inanıyorum, Üniversitelere damgalarını vuran kişiler de bu tür görüşlere sahip öğretim üyeleridir. Ancak ister Üniversitelerde ister sanayide çalışan kimseler herşeyden evvel mesleklerini sevmeli ve işlerine şevkle sarılmalıdırlar. Aksi taktirde, yönetilen müesseselerden büyük sıçramalar beklenemez.


 

hakkımızda | sss | üyelik şartları | güvenilirlik ve gizlilik | site haritası | kullanım koşulları | bize ulaşın | arama
Bu sayfalar en iyi 800x600 ekran çözünürlüğü ve high-color renk ayarı ile izlenebilir.
Internet Explorer 5+ ve üstü kullanmanızı tavsiye ederiz.
copyright 2001 Boyex | produced by vizayn web design