|
İNSANCIL
YÖNETİM ESASLARI
Yönetici
çalıştırdıklarının psikolojisine indiği müddetçe problemlerini
cidden azaltabilir, ancak bu tutumla büyük bir huzur
zeminini hazırlayabilir. Ben o sıralarda Hugonier'nin
“Former des Chefs” (şefleri hazırlamak) adlı eserini
okumuştum. Kitap beni çok etkilemişti zira birçok
hususlar benim görüşlerime çok uyuyordu. Fırsat gelmişken.
genç yöneticilere özellikle kitap okumalarını tavsiye
etmek isterim. Zira insanın kitaplardan öğreneceklerinin
yanında kitaplarda düşündüklerinin, görüşlerinin
doğruluğunun teyidini okuyunca yöneticiye daha büyük
bir emniyet geliyor. Nitekim bahsettiğim kitapta yazar,
çalışanlara verilmesi gereken değerin yönetimdeki
önemini, özellikle şeflerin formasyonunda üst makamların
hatayı karşılama tarzının ne derece rol oynadığını gösteriyordu. Bu firmamızdaki bazı
şubelerde görülen yönetim rahatsızlıklarını izahta
fevkalade yardımcı olmuştu.
Hatayı
karşılama! Bunda yöneticinin tutumunun çalışanların
üzerindeki etkisi bazen ihmal edilir.
Bizim muhasebe servisi şirketin
en huzursuz, en çok problemi olan yerdi. Bir şubede
huzursuziuk oldumu o şubede insanlar arasında önüne
geçilemeyecek kadar şiddetli bir çekememezlikte belirir.
Bunun defalarca analizini yapmaya çalıştım. Menşeyin
oranın yönetiminden kaynaklandığını anlamıştım. Yönetici,
kendi seçtiğiniz bir kimseyse onu ikaz edersiniz.
Ancak şirkette bahis konusu yönetici ortağınız olduğu
taktirde iş zorlaşır zira ortaklık bağları, yönetimde
üst mevkideyseniz dahi, sizi bazı hareketlerden alıkoyar.
Benim de zorluğum burada düğümleniyordu. İnsancıl
yönetim esaslarından lafı açmaya. çalıştığım zaman
karşıma bunun zaten tatbik edildiği iddiası çıkardı.
Hakikatte o serviste insanları işe şevkle bağlayacak
hususlar çok noksandı. Ozellikle yapılan hatalar fevkalade
asabi, fevri reaksiyonlarla karşılanıyor, hata yapılacak diye
yönetici birçok işleri üstleniyor, hiçbir işi doğru
dürüst delege etmeye niyetli görünmüyordu. Buna karşı
insanlar da yapılanları sadece hatasız yapmaya gayret
ediyor işe zerre kadar iştirakçi olamıyorlardı. Üstelik şefin fevri hareketlerinden müthiş çekiniyorlar
bu itibarla tartışmaya dahi gitmiyorlardı.
Firmada
ayrı ayrı kısım yöneticilerinin yönetim felsefesi
çok önemli bir husustur. Kısım yöneticilerinin üst
yöneticinin yönetim felsefesini kabullenmeleri burada
büyük önem taşır. Bizim şirketi ele alırsak muhasebe
şubesinde çalışanlar kendilerini diğer şubelerdeki
serbest havaya sahip olmadıklarından kendilerini ayrı
bir dünyada görürlerdi ve bu yüzden de bir nevi kompleksleri
vardı, bunun etkisiyle
de enformasyon akışında zorluklar çıkardı. Sanki şeflerinin
tutumunun hıncını başka yerden almak isterlerdi. Yöneticileriyse
onlarda bu hissi izale etmek şöyle dursun, onlara
firmada kendilerine başka gözle bakıldığını hareketleriyle,
sözleriyle telkin ederdi.
Üst yönetim kademesi olarak ben o kısım yöneticisinin
işine karışmamaya çalışırdım, ortaklık bağları da
işte daha nazik bir durum yaratıyordu. Ancak kişilerle
temas fırsatını yaratır, onların bu temaslardan haz
duyduklarını hissederdim. Bu da işin yararına oluyordu.
Diğer
şubelerdeyse bu tür problemler yoktu zira yöneticilerin
çoğu tecrübelerini müessesede kazanmış genç kişilerdi.
|